-
Paris Barış Konferansı’nda Yunan Talepleri ve Venizelos
Giriş 18 Ocak 1919’da başlayan Paris Barış Konferansı, Birinci Dünya Savaşı’nda yenilen devletlerin durumunun belirlenmesi için toplanmıştır. 32 devletin temsilci gönderdiği bu konferansta çeşitli devletlerin çıkarlarının çatışması, konferansın zorlu geçmesine sebep olmuştur. Osmanlı Devleti’ne karşıt olarak konferansta Yunan, Ermeni, Kürt, Arap ve Yahudi delegeler kendi fikirlerini kabul ettirmeye çalışmıştır. Yunanlılar Venizelos başkanlığında Megali İdea’sında ısrar… Continue reading
-
Zaniyeler, Birinci Dünya Savaşı ve Harp Zenginleri
Zaniyeler Zor zamanlar daima güçlü, dirayetli, dürüst ve idealist insanlar yaratmaz. Toplumda yaşanan acıları umursamayıp gülüp geçerek kendi keyfine bakan, dünya yansa umrunda olmayacak, hatta bu durumdan bir derece keyif de alan, vatan ve millet mefhumunun hiçbir şey ifade etmediği insanlar hep vardır. Bu insanlar toplumsal çöküşün görünen yüzüdür. Artık millet için ortak bir kader… Continue reading
-
John Keats’in Hayatından Ne Öğrenebiliriz?
Türk Milleti’nin kültürel birçok şahane hasletleri olduğu gibi, içinde yetişmek, büyümek, olgunlaşıp kendimizi gerçekleştirmek, tutku beslediğimiz işlerde sebat göstermek ve bir uğraşıda veya alanda istisnai seviyelere ulaşmak zordur. Potansiyel zenginliklerine kavuşamamış, soykırım girişimi geçirip güç bela hayatta kalmış, fakir bir milletin torunlarıyız; hayatın en erken safhalarında gelişimimiz hasbelkader vuku bulmuş, hem kendi hayatımız hem de… Continue reading
-
Öğretmen Nedir?
Eğitim Sorunları ve Topluma Etkisi (Bu çalışma “Öğretmen Nedir?” başlığıyla raporlar, anketler, röportajlar ve çeşitli görüşlerle desteklemeyi düşündüğümüz, eğitim sistemini, bileşenlerini ve tarihini derinlemesine inceleyeceğimiz çalışmamızın ilk adımıdır. Anketimize katılarak çalışmamıza destek olabilirsiniz.) Teknik soruların tanımı kolaydır. Ancak konu sosyal konulara ve kurumlara geldiğinde belli bir cevap bulmak zordur. Bu sorumuz “Doktor nedir?” veya “Mühendis… Continue reading
-
Gönüllü Kulluk, Günümüz ve Aydın-Halk İlişkisi
“Etienne de La Boétie ve Gönüllü Kulluk” başlıklı yazımda La Boétie ve eseri hakkında bilgi vermiştim. Bu yazımda da La Boétie’nin eserini okurken bana düşündürdükleri, ülkemizin durumu ve aydın-halk ilişkisi konularını tartışmak istiyorum. Konunun daha iyi anlaşılması açısından önceki yazımı da okumanızı öneririm. Ülkemizde tartışma ortamının olmadığı konusunda herkes hemfikirdir. Ancak sorun şu ki, kimse… Continue reading
-
Orta Çağ İslam Dünyasında Metal, Demir-Çelik Üretimi ve Silah Teknolojisine Yansımaları
Giriş İslam metal işçiliği ve endüstrisi fetihlerden çok daha önceki geleneklere ve üretim metotlarına dayanmaktaydı. Arap coğrafyasında var olagelen teknikler dışında özellikle Hz. Ömer zamanında fethedilen İran coğrafyasındaki metal endüstrisi ve beraberinde Bizans hakimiyetinde bulunan Suriye’nin fethiyle Rum ve diğer toplulukların üretim teknikleri yer almaktaydı. Müslümanlar bu coğrafyaları fethettikten sonra genel olarak var olan endüstriye… Continue reading
-
Etienne de La Boétie ve Gönüllü Kulluk
Kısaca Hayatı Etienne de La Boétie, 1 Kasım 1530 tarihinde Fransa’nın küçük bir kenti olan Sarlat’da doğmuştur. Soylulaştırılmış burjuva kökenli olan La Boétie, Orléans Üniversitesi’nde hukuk öğrenimi görmüştür. 1553 yılında mezun olan La Boétie, bir yıl sonra Bordeaux Parlamentosu’nda danışmanlık görevine başlamıştır. 1557 yılında kendisi gibi danışman olan Montaigne ile tanışmıştır. Daha 33 yaşına basmadan,… Continue reading
-
Garp Ocakları Korsanlarının Motivasyonu (2)
Garp Ocakları’nın Kuzey Afrika’daki Konumu I. Selim ve I. Süleyman zamanında Batı Akdeniz’e gelmeye başlayan Türk korsanlar Kuzey Afrika’daki yerel güçler tarafından olumlu karşılanmıştır ki bu yerel güçler arasında tarikatlar ve cemaatler oldukça fazlaydı. Tabii ki yerel güçler İspanyolların bu coğrafyadaki hâkimiyetine karşı duran muhtemelen her kuvvete olumlu yaklaşacaktır fakat Türk denizcilerinin buradaki konumu basit… Continue reading
-
Garp Ocakları Korsanlarının Motivasyonu (1)
Giriş Türk boyları Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu’nun batısına kadar yayılmışlardı. Batıda en uç noktada olan beylikler donanma gücü iyice zayıflamış Bizans’a ve Venedik ile Ceneviz’in ticaret kolonilerine yağma akınları düzenlemişler ya da küçük tekneleriyle vur-kaç yaparak zarar vermeye çalışmışlardır. Aynı şekilde Osmanlı’nın Anadolu’yu hâkimiyeti altına alması ve Ege’ye önemli ölçüde yerleşmesiyle beraber, bu coğrafyadaki veya… Continue reading
-
16. Yüzyıl Avrupası’nda Mutlakıyetçi Düşünce
16. yüzyıl Avrupa’da mutlakıyetçi rejimlerin düşünsel temellerinin atıldığı ve uygulanmaya başlandığı dönemdir. İngiltere’de Tudorların yönetimi, Fransa’da XI. Louis ve İspanya’da Isabel ve Ferdinand’ın yönetimiyle birlikte krallık otoriteleri güçlenmeye başlamıştır. Artan merkezi yönetimin başka ihtiyaçları da vardır: merkezi ordu, sürekli vergi, bürokrasi gibi. Bu süreçte de halkın itaati sağlanır, çünkü krallığın sürekli güçlenmesi gerekir. Örneğin Fransa’da… Continue reading
