Tarih
-
Gönüllü Kulluk, Günümüz ve Aydın-Halk İlişkisi
“Etienne de La Boétie ve Gönüllü Kulluk” başlıklı yazımda La Boétie ve eseri hakkında bilgi vermiştim. Bu yazımda da La Boétie’nin eserini okurken bana düşündürdükleri, ülkemizin durumu ve aydın-halk ilişkisi konularını tartışmak istiyorum. Konunun daha iyi anlaşılması açısından önceki yazımı da okumanızı öneririm. Ülkemizde tartışma ortamının olmadığı konusunda herkes hemfikirdir. Ancak sorun şu ki, kimse Continue reading
-
Orta Çağ İslam Dünyasında Metal, Demir-Çelik Üretimi ve Silah Teknolojisine Yansımaları
Giriş İslam metal işçiliği ve endüstrisi fetihlerden çok daha önceki geleneklere ve üretim metotlarına dayanmaktaydı. Arap coğrafyasında var olagelen teknikler dışında özellikle Hz. Ömer zamanında fethedilen İran coğrafyasındaki metal endüstrisi ve beraberinde Bizans hakimiyetinde bulunan Suriye’nin fethiyle Rum ve diğer toplulukların üretim teknikleri yer almaktaydı. Müslümanlar bu coğrafyaları fethettikten sonra genel olarak var olan endüstriye Continue reading
-
Etienne de La Boétie ve Gönüllü Kulluk
Kısaca Hayatı Etienne de La Boétie, 1 Kasım 1530 tarihinde Fransa’nın küçük bir kenti olan Sarlat’da doğmuştur. Soylulaştırılmış burjuva kökenli olan La Boétie, Orléans Üniversitesi’nde hukuk öğrenimi görmüştür. 1553 yılında mezun olan La Boétie, bir yıl sonra Bordeaux Parlamentosu’nda danışmanlık görevine başlamıştır. 1557 yılında kendisi gibi danışman olan Montaigne ile tanışmıştır. Daha 33 yaşına basmadan, Continue reading
-
Garp Ocakları Korsanlarının Motivasyonu (2)
Garp Ocakları’nın Kuzey Afrika’daki Konumu I. Selim ve I. Süleyman zamanında Batı Akdeniz’e gelmeye başlayan Türk korsanlar Kuzey Afrika’daki yerel güçler tarafından olumlu karşılanmıştır ki bu yerel güçler arasında tarikatlar ve cemaatler oldukça fazlaydı. Tabii ki yerel güçler İspanyolların bu coğrafyadaki hâkimiyetine karşı duran muhtemelen her kuvvete olumlu yaklaşacaktır fakat Türk denizcilerinin buradaki konumu basit Continue reading
-
Garp Ocakları Korsanlarının Motivasyonu (1)
Giriş Türk boyları Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu’nun batısına kadar yayılmışlardı. Batıda en uç noktada olan beylikler donanma gücü iyice zayıflamış Bizans’a ve Venedik ile Ceneviz’in ticaret kolonilerine yağma akınları düzenlemişler ya da küçük tekneleriyle vur-kaç yaparak zarar vermeye çalışmışlardır. Aynı şekilde Osmanlı’nın Anadolu’yu hâkimiyeti altına alması ve Ege’ye önemli ölçüde yerleşmesiyle beraber, bu coğrafyadaki veya Continue reading
-
16. Yüzyıl Avrupası’nda Mutlakıyetçi Düşünce
16. yüzyıl Avrupa’da mutlakıyetçi rejimlerin düşünsel temellerinin atıldığı ve uygulanmaya başlandığı dönemdir. İngiltere’de Tudorların yönetimi, Fransa’da XI. Louis ve İspanya’da Isabel ve Ferdinand’ın yönetimiyle birlikte krallık otoriteleri güçlenmeye başlamıştır. Artan merkezi yönetimin başka ihtiyaçları da vardır: merkezi ordu, sürekli vergi, bürokrasi gibi. Bu süreçte de halkın itaati sağlanır, çünkü krallığın sürekli güçlenmesi gerekir. Örneğin Fransa’da Continue reading
-
Sanayi Devrimi’nin Sebepleri
Sanayi devrimi insanlık tarihinde yaşanmış olan sıçrama noktaları arasında bir dönüm noktası arz eder. Her ne kadar, tarihi süreç içerisinde sıçrama noktası veya alanları diyebileceğimiz süreçlerin ortak özellikleri kendinden önceki zamanlar için bir dönüm noktası teşkil etmeleri olsa da, Sanayi Devrimi’nin başlamasından sonraki süreçte bütün dünyada yaşanan gelişmeler bu devrimsel süreci insanlık tarihini diğer süreçleri Continue reading
-
İmparatorluğun Endüstrisi
Erken modern devletler ekonomilerini ve siyasi mekanizmalarını silah teknolojilerini geliştirmek üzere değiştirmişler ve bunları ordularına etkin olarak uygulayabilecek şekilde organize etmişlerdir. 16. yüzyıla gelindiğinde ateşli silahların ordular için giderek vazgeçilmez bir hale gelişine tanık olunur. Devletler artık ordularını piyade temelli ateşli silahlar etrafında oluşturmakta ve temel taktiklerini ateşli silahları etkin bir şekilde kullanmak üzere değiştirmekteydiler. Continue reading
-
Pestalozzi ve Eğitim Anlayışı
Pestalozzi, düşünceleri ve yaptıklarıyla modern ilkokulun babası ve pedagojinin kurucusu olarak anılmıştır. Çocuk eğitimine yoğunlaşarak toplumu daha iyiye ve daha güzele yönlendirmeyi hedeflemiştir. Çalışmaları Avrupa’nın eğitim kurumlarına örnek olmuştur. Continue reading
