Osmanlı Tarihi
-
Paris Barış Konferansı’nda Yunan Talepleri ve Venizelos
Giriş 18 Ocak 1919’da başlayan Paris Barış Konferansı, Birinci Dünya Savaşı’nda yenilen devletlerin durumunun belirlenmesi için toplanmıştır. 32 devletin temsilci gönderdiği bu konferansta çeşitli devletlerin çıkarlarının çatışması, konferansın zorlu geçmesine sebep olmuştur. Osmanlı Devleti’ne karşıt olarak konferansta Yunan, Ermeni, Kürt, Arap ve Yahudi delegeler kendi fikirlerini kabul ettirmeye çalışmıştır. Yunanlılar Venizelos başkanlığında Megali İdea’sında ısrar Continue reading
-
Zaniyeler, Birinci Dünya Savaşı ve Harp Zenginleri
Zaniyeler Zor zamanlar daima güçlü, dirayetli, dürüst ve idealist insanlar yaratmaz. Toplumda yaşanan acıları umursamayıp gülüp geçerek kendi keyfine bakan, dünya yansa umrunda olmayacak, hatta bu durumdan bir derece keyif de alan, vatan ve millet mefhumunun hiçbir şey ifade etmediği insanlar hep vardır. Bu insanlar toplumsal çöküşün görünen yüzüdür. Artık millet için ortak bir kader Continue reading
-
Gönüllü Kulluk, Günümüz ve Aydın-Halk İlişkisi
“Etienne de La Boétie ve Gönüllü Kulluk” başlıklı yazımda La Boétie ve eseri hakkında bilgi vermiştim. Bu yazımda da La Boétie’nin eserini okurken bana düşündürdükleri, ülkemizin durumu ve aydın-halk ilişkisi konularını tartışmak istiyorum. Konunun daha iyi anlaşılması açısından önceki yazımı da okumanızı öneririm. Ülkemizde tartışma ortamının olmadığı konusunda herkes hemfikirdir. Ancak sorun şu ki, kimse Continue reading
-
Garp Ocakları Korsanlarının Motivasyonu (2)
Garp Ocakları’nın Kuzey Afrika’daki Konumu I. Selim ve I. Süleyman zamanında Batı Akdeniz’e gelmeye başlayan Türk korsanlar Kuzey Afrika’daki yerel güçler tarafından olumlu karşılanmıştır ki bu yerel güçler arasında tarikatlar ve cemaatler oldukça fazlaydı. Tabii ki yerel güçler İspanyolların bu coğrafyadaki hâkimiyetine karşı duran muhtemelen her kuvvete olumlu yaklaşacaktır fakat Türk denizcilerinin buradaki konumu basit Continue reading
-
Garp Ocakları Korsanlarının Motivasyonu (1)
Giriş Türk boyları Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu’nun batısına kadar yayılmışlardı. Batıda en uç noktada olan beylikler donanma gücü iyice zayıflamış Bizans’a ve Venedik ile Ceneviz’in ticaret kolonilerine yağma akınları düzenlemişler ya da küçük tekneleriyle vur-kaç yaparak zarar vermeye çalışmışlardır. Aynı şekilde Osmanlı’nın Anadolu’yu hâkimiyeti altına alması ve Ege’ye önemli ölçüde yerleşmesiyle beraber, bu coğrafyadaki veya Continue reading
