Paris Barış Konferansı’nda Yunan Talepleri ve Venizelos

Giriş

18 Ocak 1919’da başlayan Paris Barış Konferansı, Birinci Dünya Savaşı’nda yenilen devletlerin durumunun belirlenmesi için toplanmıştır. 32 devletin temsilci gönderdiği bu konferansta çeşitli devletlerin çıkarlarının çatışması, konferansın zorlu geçmesine sebep olmuştur. 

Osmanlı Devleti’ne karşıt olarak konferansta Yunan, Ermeni, Kürt, Arap ve Yahudi delegeler kendi fikirlerini kabul ettirmeye çalışmıştır. Yunanlılar Venizelos başkanlığında Megali İdea’sında ısrar ederek Anadolu’dan geniş toprak talebinde bulunmuştur. 

Ermeniler 26 Şubat 1919’da Bogos Nubar Paşa ve Aharonyan ile hayallerindeki Ermenistan’ı, Maraş, Kilikya, Altı Doğu Vilayeti (Sivas, Erzurum, Harput, Diyarbakır, Bitlis ve Van) ve Trabzon ilinin bir kısmını istemiş, nüfus için sayı sunmamışlar fakat çoğunlukta olduklarını söylemişlerdir. Ancak o dönemde altı vilayette yaşayan 3.820.494 kişiden 779.621’i Hristiyandı.1 Bu amaçla çeşitli dernekler kurmuş ve propagandalar yapmışlardır.

Kürtlerin projesini Şerif Paşa 22 Mart 1919’da konferansa sunmuş ve sınırlarını Diyarbakır, Elazığ, Bitlis, Musul ve Urfa’yı içine alacak şekilde çizmiştir.2 Bu görüşlerin bir sonucu olarak 23 Aralık 1919’da İngilizler ve Fransızlar bu konuyu değerlendirmiş ve mandaterlik olmayan, Türk saldırısına karşı garanti edilen ve anlaşmazlık yaratan bir sınırı olmayan bir Kürdistan üzerinde uzlaşmışlardır.3

Araplar Diyarbakır-İskenderun çizgisinin aşağısının bir Arap konfederasyonu halinde teşkil edilmesini, Yahudiler ise Filistin’de bir devlet kurulmasını istiyorlardı.4

Yunan İstekleri ve Venizelos

Paris Barış Konferansı’nda en çok tartışılan konu Yunan istekleri olmuştur. Çünkü Yunanistan’ın istediği İzmir ve çevresi, St. Jean de Maurienne Antlaşması ile İtalya’ya bırakılmıştı. Ancak antlaşma Rusya’nın onayını gerektirdiği ve daha sonrasında Rus Devrimi gerçekleştiği için yürürlüğe girmedi. Böylece Yunanistan’ın önü açılmış oldu.

3-4 Şubat 1919’da Yunan isteklerini konferansa sunan Venizelos, Ege adalarını, Trakya’yı (İstanbul hariç) ve Batı Anadolu’yu istemiştir. 4 Şubat’ta yaptığı konuşmasında bölgenin tarihi ve coğrafi birliğinden ve Yunan nüfusunun çoğunluğundan bahsederek Meis adası ile Marmara Denizi arasına çekilen hattın batısını Yunanistan için istedi.5 Bu isteklerin destek bulması çok zor olmadı. Çünkü Yunanlılar lehine bir kamuoyu zaten gelişmişti. 1821’de başlayan Yunan İsyanı sırasında Batı’da Yunan destekçileri boy göstermeye başlamıştı. Bunlar Batı medeniyetinin köklerini Antik Yunan’da görmeleri nedeniyle bir kutsiyet atfettikleri Yunanlıları destekliyorlardı. Aralarından Yunanlılara destek olmak için bizzat gönüllü olarak isyana katılanlar da mevcuttu.6 

Daha 1901’de The Times’ta “dikkat çekici bir yeteneğe sahip” olarak belirtilen Venizelos’tan ilerleyen yıllarda da sıklıkla bahsedilmiştir.7 1913 yılında King’s College London’ın müdürü Ronald M. Burrows tarafından kurulan Anglo-Hellenic League Venizelos’un lehine propagandayı üstlenmişti. Hatta Ronald M. Burrows, 1913’te Venizelos’a bir şiir yazarak ona “ikinci Perikles” demişti:

Veniselos, Veniselos,
Do not fail us, do not fail us!
Now is come for thee the hour,
To show forth thy master power.
Lord of all Hellenic men,
Make our country great again.

Great in war and great in peace,
Thou art second Perikles!8

Yurtdışında güçlü bir diaspora oluşturan Yunanlıların, kurdukları derneklerde bildiriler yayınlamaları ve gazetelerle yakın temasta olup kendi savlarını durmadan desteklemeleri onları hem Avrupa’ya sempatik göstermiş hem de Türklere karşı yaptıkları propagandaların desteklenmesini sağlamıştır. Kamuoyunda medeniyetin bekçisi Yunan ve barbar Türk imajı çizilmiştir. 

Bu imaj Paris Barış Konferansı’na gelindiğinde oldukça güçlüydü. Lloyd George’a göre Türkler kültürel gelişime katkısı olmayan ilkel insanlardır.9 Lloyd George’un da Venizelos’u destekleyip onu “Perikles devrinden beri Yunanistan’da yaşayan en büyük devlet adamı” olarak görmesi10, kendisinin Türk düşmanlığı ile birleşince Paris Barış Konferansı’nda Venizelos’un eli güçlenmiştir.

Konferansa gittiği günden beri sürekli gazetelere demeçler vermesiyle güçlü bir propaganda yapması ve kamuoyunun iyice Yunan destekçisi olmasını sağlamasının yanı sıra, Yunan tezlerini abartılı demografik veriler ve coğrafi yönlerden desteklemiş11, Rumların Türkler tarafından katliama uğradığını iddia etmiş12 ve bu süreçte en çok İngiltere’den destek görmüştür. Bu desteğin başlıca sebeplerinden biri İngiltere’nin Doğu Akdeniz’de güçlü bir devlet istemeyişi ve kendi kontrolündeki bir Yunanistan’ın güçlenmesinin çıkarlarına uygun oluşudur.

Neticede bütün bunlar İzmir’in Yunanlılar tarafından işgaline zemin hazırlamıştır. Ancak herkes Lloyd George gibi fanatik bir Yunan destekçisi değildir. Lord Curzon 16 Nisan’daki bir muhtırasında şunları söylemiştir: “Selânik kapılarının beş mil uzağında nizam temin edemeyen Yunanlılara İzmir gibi büyük bir şehir ve Aydın gibi bir eyaleti işgal ve idare etmelerine müsaade edilebilir mi?”13 Benzer şekilde İstanbul’daki İngiliz Başkomutanı Sir George Milne 20 Şubat 1919’da War Office’e İzmir’in işgali gerçekleşirse Türklerin ayaklanacağını bildirmiştir.14 Üstelik Yunanlıların nüfus raporlarında abartılı sayılar kullandığı da ortadaydı. Amerikan heyeti Venizelos’un sunduğu istatistiklere karşı çıkmışlar, İngiliz heyetinden Arnold Toynbee ve Harold Nicholson da verilerin abartılı olduğunu belirtmişlerdir.15 Bu abartılı verilere örnek olarak Venizelos Aydın, Bursa ve Çanakkale’nin sancaklarında 1.013.195 Rum olduğunu söylemiştir16, ancak Osmanlı nüfus istatistiklerine göre bölgedeki Rum sayısı Aydın vilayetinde 299.096, Bursa’da 74.927, Çanakkale’de 8.541 ve toplam 382.564; Müslümanların nüfusu ise 1.873.084’tür.17

Ancak büyük devletler Yunan iddialarını kabul etmiş, 6 Mayıs’ta Yunan işgaline izin vermiştir. İşgal kararının ardından General Wilson da bu hedefin başarısızlıkla sonuçlanacağını ve yeni bir savaşı başlatacağını söyleyip kararı protesto etmiştir.18

Sonuç

Venizelos’un hayatından ve genel olarak Yunan tezlerinden çıkarmamız gereken bazı dersler vardır. Bunlardan ilki şudur: Venizelos müthiş bir çaba göstererek Avrupa’nın büyük güçleri ile bağlarını sıkı sıkıya kurup yoluna devam etmiştir. İkincisi, Avrupa’da yaşayan Yunanlılar etkin bir diaspora oluşturmasını bilmişlerdir. Buna yönelik olarak dernekler kurulmuş, gazeteler çıkarılmış ve kamuoyu oluşturulmuştur. Vatandaşı, tüccarı, gazetecisi veya eğitimcisi fark etmeksizin bu amaçla çalışmışlardır. Elbette bu duruma Avrupa’nın ikiyüzlülüğünü ve Türk düşmanlığını da eklemeliyiz. Bunların sonucunda ise Türklerin sesi haklı olmalarına rağmen gün geçtikçe daha cılız çıkmış, en sonunda duyulamaz hale gelmiştir. Sahte sayılarla oluşturulan istatistikler her yönden haksız olan zorlama bir Yunan işgaline sebep olmuş, bu durum zaten savaşlardan yorgun olan Türklerin Millî Mücadele adıyla ölüm kalım savaşı vermelerine ve bu süreçte de Türklerin Yunanlılar tarafından katliama uğramasına neden olmuştur.

Türklerin uğradığı katliamı anlatacağım bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Okuduğunuz için teşekkür ederim.


  1. Tansel, Selahattin, Mondros’tan Mudanya’ya Kadar I. Cilt, TTK Yayınları, Ankara, 2019, s. 115. ↩︎
  2. Taşkıran, Cemalettin, “1919 Paris Barış Konferansı”, Atatürk Ansiklopedisi, https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/166/1919_Paris_Bar%C4%B1%C5%9F_Konferans%C4%B1, çevrim içi erişim (17.08.2025). ↩︎
  3. Tansel, a.g.e., s. 127-128. ↩︎
  4. Taşkıran, a.e. ↩︎
  5. Howard, Harry N., Türkiye’nin Taksimi: Bir Diplomasi Tarihi (1913-1923), TTK Yayınları, Çev.: Salih Sabit Togay, Haz.: Prof. Dr. Mustafa Çufalı, Prof. Dr. Veysel K. Bilgiç, Ankara, 2018, s. 288-289. ↩︎
  6. Markovich, Slobodan G., “Eleftherios Venizelos, British Public Opinion and the Climax of Anglo-Hellenism (1915-1920)”, Balcanica, XLIX, Belgrade, January 2018, s. 127. ↩︎
  7. Markovich, a.g.m., s. 132. ↩︎
  8. Markovich, a.g.m., s. 129. ↩︎
  9. Özsüer, Esra, Megali İdea: 1821 Mora İsyanı’ndan 1922 Küçük Asya Bozgunu’na, Kronik Kitap, İstanbul, Mayıs 2025, s. 183. ↩︎
  10. Tansel, a.g.e., s. 153. ↩︎
  11. Özsüer, a.g.e., s. 189-195. ↩︎
  12. Özsüer, a.g.e., s. 218-221. ↩︎
  13. Jaeschke, G., “İngiliz Belgelerinin Işığı Altında Yunanlıların İzmir Çıkartması”, Belleten, Çev.: Mihin Eren, Cilt: 32, Sayı: 128, 1968, s. 568. ↩︎
  14. Jaeschke, a.g.m., s. 568. ↩︎
  15. Özsüer, a.g.e., s. 202. ↩︎
  16. Ediz, İsmail, Diplomasi ve Savaş: İngiliz Belgelerinde Batı Anadolu’da Yunan İşgali 1919-1922, Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, Ankara, 2015, s. 117. ↩︎
  17. Karpat, Kemal, Osmanlı Nüfusu (1830-1914), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, Çev.: Bahar Tırnakcı, İstanbul, Nisan 2003, s. 226. ↩︎
  18. Özsüer, a.g.e., s. 241. ↩︎


Yorum bırakın